BURHAN YILMAZ

 

     

 

 

MERDİVEN FRAGMAN  2013

 

 

 

 

Bazı nesneler hakkında düşünürken, nesneyle ilgili kavramın, düşünce sürecine sıklıkla müdahalede bulunduğu açıkça hissedilir. Bu durum, seçilen nesnenin çeşitli anlamlar açısından bir kesişim noktası oluşturmasıyla ilgilidir. Sergi çerçevesinde seçilen merdiven kavramı da hem merdivenin işlevsel yapısının, hem de tasarımının getirdiği görünüşün etkisiyle fragman bir yapı olarak düşündürtüyor kendisini. Merdiven, bir kavram olarak kendisi hakkındaki düşüncelere müdahalede bulunabiliyor. Birim tekrarı ve yükseklik farkı tam olarak her bir basamakta maddi karşılığını buluyor. Her bir basamak, yeni bir aşamanın anlamını üstlenirken, diğer basamaklarla olan yapısal ilişkisi ve kendi farklı seviyesi itibariyle bir fragmana dönüşüyor.

 

Merdiven ve fragman yapı… Sanat tarihinde, Edweard Muybridge’in hareketli figürlerin birden fazla fotoğraf makinesi kullanarak ürettiği ve ‘kronofoto’ adını verdiği çalışmalarını hatırlatır. Muybridge’in “Merdivenden İnen Çıplak” adlı fotoğrafını hatırlayalım… Bu eserde merdivenden inen çıplak bir modelin bütün basamaklardan inişi bir süreç olarak ard arda görüntülenmiştir. Fotoğrafta merdiven, zaman kavramı açısından Zenon paradoksuna benzer bir fikirle görünürlük önerisine dönüşmüştür. Bu fotoğraf daha sonra Marcel Duchamp’ın zamanı ve hareketi aynı anda yakalamak istediği “Merdivenden İnen Çıplak” adlı resmine esin kaynağı olmuştur. Duchamp merdiveni ve figürün süreç içindeki hareketini üst üste bindirilmiş ve katmanlaşmış fragmanlar şeklinde betimlemiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ortak bir kavram olarak merdiven, Duchamp açısından rastlantı bir seçim midir bilinmez ama Duchamp’ın Da Vinci hakkında çokça düşündüğü bilinen bir şeydir. Hatta Zeynep Sayın, İmgenin Pornografisi kitabında, Mona Lisa’yı kullanarak ürettiği “L.A.O.Q” adlı çalışmasının Duchamp’ı Leonardo Da Vinci’nin ikizine dönüştürdüğünü söylemektedir. Buradan Dünya Sanat Günü’nün adandığı büyük sanatçı Da Vinci’nin Sokrates olarak resmedildiği eseri unutmamak gereklidir. Raffaello’nun, Atina Okulu tablosunda resmin ortasında Aristo ve Plato’yu simgeleyen iki figür vardır.  Resimde mekânın ortasındaki dört basamaklı merdivenin üst kısmında tartışıyor görünen filozoflardan Plato’nun aslında Leonardo Da Vinci olduğu iddia edilir.