1 / 8 Next Page
Information
Show Menu
1 / 8 Next Page
Page Background

SANATYAPIM 35.

YILDÖNÜMÜNÜ KUTLARKEN

35 SANATÇISIYLA ANILARI

d  >7zKZ

Önder ŞENYAPILI

Cahit Sıtkı Tarancı CHP Şiir Yarışmasının birinciliğini

alan, 35 yaşın yolun yarısı olduğunu öne sürdüğü

şiirini 1946 yılında yazmıştı. Aradan iki 35 yıl (dan

fazlası) geçti. Artık “yolun yarısı imi”nin daha ileri

yaşlara konulduğu belirtiliyor. 40 diyen de var, 45

diyen de…

Yıldönümü kutlamaları orta yaşlardan sonra, bir tür,

hala “sağ oluş”a duyulan şükranın anlatımıdır. Bir tür

minnet ritüeli. Âdet haline dönüşmüş gönül borcu

ödeme ayini. Bir anlamda geçmişle hesaplaşma,

geçmişi anarak geleceğe bakma olgusu. Dolayısıyla,

her geçilen yıl, her adım atılan yeni yaş, yaşam

sürdüğü için kutlanır. Kutlanmalı.

İnsanın “uzun ince yol”unun bir bitiş noktası,

maalesef var. Ne denli uzuuun olursa olsun var. Süreli

bir ömür söz konusu.

Kurumların, kuruluşların, şirketlerin, markaların ömür

süresi ise çok daha uzun olabiliyor. 100-150-200 yıldır

ayakta olan kurumlar, kuruluşlar, bırakın yurtdışını,

Türkiye’de de var. Örneğin 1876’da kurulmuş olan

Vefa Bozacısı, örneğin 1917’de kurulan Çift Geyik

Karaca, örneğin 2010 yılında severleriyle yeniden

buluşan 120 yıllık Bomonti birası, 1878’de kurulan

Komili Zeytinyağı, Şimdi Uludağ diye anılan Keşiş

Dağında 1870’li yıllarda kurulan Maden Suyu

işletmesi, 1930’da ailesiyle birlikte İstanbul’a gelen

Adil Efendi’nin, Laleli ile Bayezid arasında o zamanki

ismi Koska olan semtte açtığı adını semtten almış

Koska Helvacısı, 1777’den beri hizmet veren Ali

Muhiddin Hacı Bekir şekercisi, vb., Türkiye’deki uzun

ömürlü (kimi 200 yılı aşkın) kuruluşlardan kimileri.

1

Güncel duruma göre, insan istediğince uzun

' > Z7 ^ E dz W/D͛/E s

UMUTLARIMIZIN 35.YILI

İbrahim DEMİREL

2012’de 30. yılını kutladığımız Galeri Sanatyapım,

bu yıl 35. yılını geride bıraktı. Aradan geçen 5 yılda

ülkemizde sanat çok yol kat etti. Sanatçılarımız

uluslararası etkinliklere katıldı. Yarışmalarda

batılı sanatçıları geride bırakıp ödüller aldılar.

Sanatyapım’da her ay bir sergi açtık. Resim satışları

öyle arttı ki sanatçılar sergilere eser yetiştirmekte

zorlandılar. Resim kursuna gelen öğrenci sayısı

1000’i aştı, yer sıkıntısı yaşadık. Ülke genelinde

parklar, meydanlar heykellerle doldu taştı.

Müzelerimizin, galerilerimizin sayısı 5 kat arttı. Sanat

eseri satışlarında patlama yaşandı. Anaokulundan

başlayarak eğitimin her kademesinde ve hangi

fakültenin öğrencisi olursa olsun bütün öğrencilere

sanat dersi alma zorunluluğu getirildi. Güzel

sanatlar fakültelerinin, konservatuvarların sayısı 5

kat arttı. Güzel Sanatlar Bakanlığı kuruldu, başına

siyasetçiler değil sanatçılar getirilmeye başlandı.

AVM’ler, plazalar sanatçılara mekân tahsis etmek için

birbirleriyle yarıştılar. Sanatçılara, galerilere devlet

desteği verilmesini sağlayan kanun çıkarıldı. 24 saat

kesintisiz yayın yapan Sanat TV Kanalı kuruldu. …

İnanmadınız mı? Haklısınız, bunların hiçbirisi

olmadı. Aksine, her alanda olduğu gibi sanatta da

her şey kötüye gitti, geriledi. Tüm dünyayı etkileyen

terör, savaştan kaçan milyonlarca mülteci, giderek

ağırlaşan ekonomik koşullar.. Sanat da sanatçı da

dağ gibi büyüyen sorunlardan payına düşeni aldı.

En önemlisi yeri doldurulamayacak kayıplar yaşadık:

Kayıhan Keskinok Hocamız 2015’de aramızdan

ayrılarak Sanatyapım’da kocaman bir boşluk bıraktı.

Mürşide İçmeli, Nevzat Akoral, Faruk Sade, Aynur

Pehlivanlı, Kaya Özsezgin, Sıtkı Fırat, Adnan Turani,

İsmet Birsel; 5 yılda sanat dünyasının daha nice

değerini yitirdik. Türkiye’de ve dünyada acı, kan,

gözyaşı dolu bir 5 yılı geride bıraktık. Oysa, 35.

yılımızı heyecan, mutluluk ve sevinçle kutlamak

isterdim. Ne yazık ki olmadı. Bunca mutsuzluğu,

EDİTÖR’DEN

Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim. (Leonardo’nun son sözü)

15 NİSAN 2017

'¶1<$ 6$1$7 *¶1¶

.8%%('( %œ.ñ .$/$1 5(1./(5'(1 °51(.

6$1$7<$3,0

18

GALERİ SANATYAPIM

ALPASLAN TÜRKEŞ CADDESİ 7 / A BEŞTEPE - ANKARA

TEL: 0.312 222 19 06

www.galerisanatyapim.com

Yayına Hazırlayan: Ayla DEMİREL, Editör: Önder ŞENYAPILI, Tasarım: İbrahim DEMİREL, Baskı: Elma Teknik Basım Matbaacılık

'¶1<$

6$1$7

*¶1¶

yaşayamıyor, ama kurduğu, kurdukları, yaptıkları,

yazdıkları, vb. yaşayabiliyor. “Bu kubbede baki kalan

hoş bir seda” insanın kurduğu, kurdukları, yaptıkları,

yazdıkları, vb. değil de nedir!?

Kurumlar ve kuruluşlar da, yaşarken, kurucuları gibi

anılar biriktirir. Anılarda izler bırakır. Farklı kuşaklar,

farklı anılar edinirler. 3000 yıldır varlığını koruyan

Troya antik kentinin 7 katmanında yaşamış olanların

bıraktıkları izler denli, edindikleri izlenimler de (ya

da anıları) farklıdır. İÖ 300 yılında Büyük İskender’in

generallerinden Selevkos’un kurduğu “Selevkaya

Euphrates” (Fırat’daki Selevkaya) yerleşiminin adı

İS 1. yüzyılda Romalılarca “Köprü” anlamına gelen

“Zeugma”ya boşuna değiştirilmedi. Çünkü artık

Antakya ile Çin arasında uzanan ve “İpek Yolu” diye

bilinen tecim yolu üzerinde işlev yüklenmiş bir

“köprü” yerleşime dönüşmüştü.

Kentlerden yapılara (binalara) geçelim. 1890 yılında

Feriköy’de İsviçreli Bomonti Kardeşlerin kurduğu yapı

bulunduğu semte adını verir. Bir dönem Bomonti

bahçesini dolduranların fabrikaya ilişkin anıları,

bugün yeniden düzenlenip “Bomontiada” sanat

ve eğlence merkezine konuk olanların edindikleri

anılardan elbette farklıdır. Ne var ki, elden geçirilmiş

de olsa Bomonti Bira Fabrikası yaşamını sürdürüyor.

Yeni kuşaklara yeni anılar vadediyor.

Bir sanat galerisinin kubbesinde bâki kalan hoş seda

orada açılan sergilerdir, -- izlenen resimler, yonutlar,

fotoğraflar, ve benzerleridir bir bakıma.

Sanatyapım Sanat Galerisi 35 yıldır hizmet veregelen

bir kuruluş. 35 yıldır anılar biriktiren, anılarda izler

bırakagelen, kubbesine hoş sedalar bırakılmış bir

kuruluş.

35 yılda neler yaşanmadı ki… Beş yıl önce

yayımlanan “Sanatyapımlı 30 yıl” kitabına göz

atanlar, sayfalarını karıştıranlar bilir. Olaylar, olgular,

yaşananlar bakımından hiç de yoksul değil son 5

yıl da. Olabildiğince dolu dolu ve devinimli geçti.

Zaman zaman coşku verici, zaman zaman korkutucu,

tedirginlik yaratan, gergin, acılı/acı verici, kahredici

olaylarla dolu günlerle geçti son 5 yıl.

Son 5 yılda yaşananların dökümünü yapmak

yerine, sanatın verdiği huzurlu ortama sığınıp bu

yılın “Dünya Sanat Günü”nde, 35 yılın yüzlerce

sergisinden/Sanatyapım’ın kubbesine sinmiş 35

sedadan hiç değilse 35’ini, (Leonardo ile birlikte)

analım düşüncesiyle, İbrahim Demirel, galeriye

sergisiyle konuk olmuş sanatçılardan 35’inin

yapıtlarını seçti. Seçilen yapıtlar, sanatçıların

Demirel’in saptadığı renkli portreleri ve benim küçük

tanıtıcı metinlerim eşliğinde bu sayıda/bu sayfalarda

yer alıyor ve okurların Sanatyapım’a ilişkin anılarını

tazelemeye çağırıyor.

1 Figen Yanık: “Yüz yıldır yaşatılan markalarımız”, Sabah, 30 Mart 2014

*$/(5ñ

6$1$7<$3,0

Devamı Sayfa 2